Tatil destinasyonu olarak Ayvalık ve Cunda Adası denilince ilk akla gelen unsurlardan biri şüphesiz ki kendine has, dillere destan zengin mutfak kültürüdür. Yüzyıllardır farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan Ege Denizi'nin sunduğu taptaze deniz ürünleri ve bölgenin bereketli, mineral bakımından zengin topraklarından elde edilen birinci sınıf zeytinyağları, burada sadece bir yemek değil, adeta eşsiz bir gastronomi kültürü ve yaşam tarzı yaratmıştır. Gurmelerin ve lezzet avcılarının sıkça tercih ettiği bu bölge, yöresel yemekleriyle dünya çapında da ün kazanmaya başlamıştır.
Zeytinyağlı Mezeler, Yöresel Otlar ve Meze Kültürü
Bölge mutfağının kalbini ve ruhunu şüphesiz ki zeytinyağlı mezeler oluşturur. Cunda ve Ayvalık pazarlarında köylü kadınların sattığı taze otlar, mutfaklarda birer sanat eserine dönüşür. Özel iç harcıyla hazırlanan kabak çiçeği dolması, limon ve sızma zeytinyağı ile soslanmış deniz börülcesi, hafif acımtırak tadıyla radika, cibes otu, hardal otu, ısırgan ve efsanevi fava, akşam yemeklerinin vazgeçilmez başlangıçlarıdır. Bölge mutfağı sadece otlarla kalmayıp; ahtapot salatası, lakerda (torik tuzlaması), karides söğüş ve kalamar dolma gibi deniz ürünü ağırlıklı enfes soğuk ve sıcak mezeler de masayı bir ziyafete dönüştürür. Bu mezeler istisnasız olarak yerel, erken hasat soğuk sıkım sızma zeytinyağı ile servis edilir.
Taptaze Balık ve Deniz Ürünleri Çeşitliliği
Ege mutfağında ana yemek olarak deniz ürünleri her zaman ön plandadır ve balıklar daima mevsimine göre tüketilir. Özellikle "Papalina balığı" (Ayvalık hamsisi olarak da bilinir), bu bölgeye özgü en lezzetli küçük balıklardan biridir ve yaz aylarında genellikle mısır unuyla tavada çıtır çıtır kızartılarak bütün halde yenir. Ayrıca trança, çipura, deniz levreği, mercan, lagos gibi değerli balıklar ile tereyağlı karides güveç, kalamar tava ve kömür ateşinde yavaşça pişirilmiş ızgara ahtapot, akşamın erken saatlerinde taze bir şekilde ağlardan sofranıza gelir.
Ege'de Geleneksel Rakı-Balık Ritüeli
Cunda sahilinde yan yana sıralanan taş binalı tarihi balık restoranlarında, deniz kenarında gün batımına karşı rakı-balık keyfi yapmak sıradan bir yemek değil, adeta bir kültürel ritüeldir. Arnavut kaldırımlı sokaklardaki masalarda, fonda çalan nostaljik Ege ve Rum ezgileri eşliğinde yenen yemekler, dost sohbetleriyle birleşerek yaz tatilinizin en unutulmaz, en keyifli anlarından biri olacaktır. Denizyıldızı Otel'in kendi bünyesindeki şık restoranında da dışarı çıkmanıza gerek kalmadan bu eşsiz yöresel lezzetleri, işinin ehli usta şeflerin ellerinden deneyimleyebilirsiniz.